25 Ağustos 2010 Çarşamba

Glykeria



Kibariye'yle şarkı söylemek farklı olurdu

Gülbahar KARAKUŞ

Avea, müşterilerini sadece iletişimde değil eğlencede destekliyor...
Dünya üzerindeki hızlı değişimin kişilerin müzik zevklerine de yansıdığını düşünen Avea, müzik severlerin Dünyaya açılmasını sağladı. "Avea ile Dünya Müziğinin Sıra Dışı Sesleri" adlı projeyi hayata geçiren şirket, Dünya müziğinin önde gelen isimlerini Türkiye'deki hayranlarıyla buluşturmaya hedefliyor. 28 Mayıs'da başlayıp 29 Haziran'a kadar sürecek olan konserlere ilk olarak Aya İrini sahnesinde Yunan müziğinin efsane seslerinden Glykeria'yı ağırlayarak başlayacaklar. Biz de 28 Mayıs gecesi Ayan İrini'de sahneye çıkacak olan bu efsane isimle bir araya gelerek yeniden komşu ülkede konser vermek hakkında neler hissettiğini sorduk...



1982 yılında çıkardığınız “Tin Smyrni ston Pirea” albümünüzle neredeyse yok olmak üzere olan Rebetiko’yu yeniden canlandırdınız, bu tarzda söylemeye nasıl karar verdiniz?

Çocukluğumdan beri eski geleneksel şarkılarını, İzmir’den ve Anadolu’dan Yunanistan’a gelmiş, Ege’nin ortak şarkılarını çok sevdiğimi söyleyebilirim. İlk şarkı söylediğim dönemlerden itibaren sahnede hep geleneksel şarkılarla repertuvarlar hazırlamıştım. İlk olarak 1978 Kaldaras’ın albümünde yaptığım kayıtlardan beri Yunan geleneksel şarkılarını söylemekten çok mutluyum…

Avea size Aya İrini’de konser teklifiyle geldiğinde neler hissettiniz?

İstanbul’da daha önce verdiğim konserleri hala unutamıyorum bu kez tarihi bir atmosferde konser vereceğimi öğrendiğimde daha da çok sevindim. Dünya müziği sanatçılarının vereceği konserlerin açılışını gerçekleştiriyor olacağız. Ben de şahane şarkılarla akustik bir konser gecesine hazırlanıyorum.

Komşu ülkenizde izleyici karşısına çıkmak nasıl bir duygu olacak?

Türkiye’yi ve Türk kültürünü her zaman kendime çok yakın hissediyorum. Ege insanları olarak şarkılarımız, aşklarımız ve tüm hikâyelerimiz birbirine çok yakın. Ailemin baba tarafı Bodrum’dan. Bir parçam sizin topraklarınızdan ve Yunan müziklerini seven dinleyicileri konserimde görmekten çok mutlu olacağım…

Daha önce de Türkiye’de birçok konser verdiniz değil mi?

Daha önce İstanbul’da iki olağanüstü konser verdim. Bursa konserim de benim için çok etkileyiciydi. Uluslararası bir festival için 2005 yılında Bursa’daydım ve çok büyük bir kalabalık karşısında şarkılarımı söyledim.28 Mayıs gecesi için sabırsızlanıyorum.

<em>Uzun süredir müzikle iç içesiniz. Sizden müziğe başladığınız ilk güne bir yolculuk yapmanızı istesem…

O kadar uzun zaman oldu ki, sanki doğduğumdan beri şarkı söylüyormuşum gibi geliyor. İlk zamanlar daha önce de söylediğim gibi Kaldaras’ın en iyi şarkılarından oluşan albümde yer almak şansımı çok arttırdı. Dönem için en ünlü bestecinin şarkılarını yeni bir isim olarak bana vermesi benim yolumu açtı ve yükselmeme yardımcı oldu…

Müzik kariyerinizin 36’ıncı yılını kutluyorsunuz…Bu epey uzun bir süre, bu kadar yıldır müzikle uğraşıyor olmak size neler hissettiriyor?

Sahnede oğlum da bana eşlik ediyor. Bunca yıldır kendimi en çok sahneye ait hissettim. Şimdi müzisyen arkadaşlarımla bir aile gibiyiz ve oğlumun da gitar çalarak bana eşlik etmesi beni gururlandırıyor. Hep geleneksel şarkıları sevdim. Geleneksel yunan müziklerini duyurmaya devam ediyor olacağım…


En son 2008’de “Ta Themelia Mou Sta Vouna” adlı albümünüzü çıkarttınız, yenibir albüm planınız var mı?

Y
epyeni bir albüm hazırlıklarına başladık.Eski şarkıları biraz daha modernize ederek çok farklı sürprizlerle dinelyicilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyorum.Geleneksel laika şarkılarının karanlık taraflarını, hüzünlerini bırakıp çok daha umut dolu şarkılar haline getirdik…


Kibariye’yle ile şarkı söylemek çok farklı olurdu

Daha önce Türk Yunan dostluğu adına Ömer Faruk Tekbilek’le sahneye çıktınız. Birlikte çalışmak istediğiniz başka Türk sanatçılar da var mı?

Ömer Faruk Tekbilek ile yeniden çalışabilmeyi çok isterim. Selanik konserlerimizi unutamıyorum.Beraber çıktığımız turnedeki konserlerimiz harikaydı.Yunanistan’a geldiğinde Zülfü Livaneli ile de tanıştım ama beraber hiç sahneye çıkmadık, bir fırsatımız olursa çok mutlu olurum…

Söylediğim gibi Ömer Faruk Tekbilek Mısır kökenli bir Türk sanatçı ve tanıdığım en harika müzisyenlerden biri. Onunla tekrar çalışmak çok hoşuma gider. Sesini çok beğendiğim Kibariye ile şarkı söylemek çok farklı olabilirdi.

Yalnızca ülkenizde de değil aynı zamanda birçok farklı ülkede hayranlarınız var. Albümleriniz her zaman çok satanlar listesinde…>

İçten şarkı söyleyebildiğime inanıyorum, başarılarla övünmek işim değil, ben şarkı söylemeyi seviyorum. Herkes gibi sıradan bir kadınım ama ruhuma işleyen şarkılar bulduğumda bunu dünyanın neresinde olursa olsun seyirci de hissediyor.

Son olarak Tük hayranlarınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

28 Mayıs gecesi Aya İrini’de akustik şarkılarla , tarihi bir atmosferde izleyicinin de şarkıları hissedeceğini biliyorum.Türkiye’deki misafirlerim benim için çok kıymetli, unutamayacağımız bir gece olmasını diliyorum.En sevdiğim enstrümanlardan ney ve ud sahnede olacak…Özellikle ney sesine bayılıyorum..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder